Dövme Çılgınlığında Son Nokta!
İşte görenleri şaşkına çeviren, “bir insan böyle bir deseni neden vücuduna işletir” dedirtecek türden o dövmeler.
Kimimiz sevdiğimiz insanın ismini, kimimiz en sevdiğimiz sözü, kimimiz ise hayran olduğumuz bir sanatçının portresini çizeriz bedenimize…
Birazdan göreceğiniz insanların dövmeleri çok farklı. Çünkü vücutlarının neredeyse tamamı anormal içerikli dövmelerle kaplı…
İşte dünyanın en ilginç dövmeleri:
Vücudunda 82 Julia Roberts var!
Şilili Miljenko Parserisas Bukovic’in (56) vücudunda 82 adet Julia Roberts dövmesi var
“Erin Brockovich” filmini izledikten sonra ünlü oyuncunun dövmelerini yaptırmaya başladığını söyleyen Bukovic, bugüne kadar 2 bin 500 dolar (4 bin TL) harcamış.
Dövmeye matematik formülü!
Seneler sonra nasıl görüneceği bu formülle çözülebilecek.
İngiltere’de yapılan bir araştırmada, vücuda yapılan dövmelerin yıllar sonra nasıl görüneceğini önceden kestirmeyi sağlayan bir matematik formülü geliştirildi.
Londra Koleji Üniversitesi’nden akışkan mekaniği uzmanı Ian Eames’in geliştirdiği matematik formülü, dövme mürekkebi parçacıklarının zaman içinde hareketlerini önceden tahmin edebilme ve hangi tasarımların daha uzun süre dayanacağı fikrine sahip olma olanağı sağlıyor.
Mathematics Today dergisinde yayınlanan makalede, formül sayesinde bugün yaptırılan bir dövmenin 20 yıl sonra nasıl görüneceğini önceden doğru bir şekilde tahmin etme imkanı sağlandığı belirtiliyor.
Araştırmasının, dövmelerin uzun vadede sağlık sorununa yol açıp açmayacağı ve seçtikleri tasarımın uzun yıllar sonra nasıl görüneceği konusunda bir fikir verdiğini belirten İngiliz bilim adamı, “Deri tipi, yaş, boyut, güneş ışınına maruz kalma ve kullanılan mürekkebin türü dövmenin zaman içinde nasıl kaybolacağını etkiliyor” dedi.
Dövmelerde ilk küçük ayrıntıların kaybolduğunu, kalın hatların daha dayanıklı olduğunu söyleyen Eames, “Bol ayrıntılı dövmeler ilk yapıldığında güzel görünebilir, ama 15 yıl sonra bu ayrıntıları ve belirginliklerini kaybederler” diye konuştu.
Cıva, kurşun, kadmiyum ve demir gibi ağır metallerden oluşan ve suda çözünmeyen dövme mürekkepleri, bir iğneyle deri altına enjekte ediliyor.
Dövmelerini sildirmek için 25 ameliyat geçirdi
Geçmişiyle beraber dövmelerini de silmeye karar veren Widner, 16 ay içinde 25 kez operasyon geçirdi.
Bryon Widner, ABD’nin en bilinen ve en sert ırkçılarından biriydi. Beyazların üstünlüğüne inanan Widner, yüzünü kaplayan dövmeleri de gururla taşıyordu. Ancak ırkçı düşüncelerinden vazgeçip yeni bir hayat kurmak isteyince bir işe girebilmek için dövmelerinden kurtulması gerekti.
Geçmişiyle beraber dövmelerini de silmeye karar veren Widner, 16 ay içinde 25 kez operasyon geçirdi.
O artık mutlu bir baba ve toplumun çalışan kesiminin bir parçası…
Ama günlere gelmenin zorluğunu 2006′da evlendiği eşi Julie Widner şu sözlerle anlatıyor:
“Evlendik, bir bebeğimiz oldu. Önceki çocuklarım da onu baba gibi sahiplendi ancak nefret içeren dövmeleri yüzünden nerede çalışırsa çalışsın dışlanıyordu.”
SİLDİRMEK İÇİN BAĞIŞ ALDI
Başarıyla dövme silme işlemini gerçekleştiren çok az doktor olduğunu ve bunu yapacak ne sigortaya ne de paraya sahip olduklarını söyleyen Julie Widner hiç beklenmedik bir karar almış.
Genç kadın çaresizce nefret suçu işleyenleri ve uç grupları soruşturan SPLC’ye başvurdu. Eşi grupla iş birliği yaptı ve bu sayede SPLC daha önce hiç yapılmayan bir şeyi yaparak dövmelerini sildirmesi için Bryon Widner’a bağış yaptı.
YÜZÜNE ASİT ATMAYI BİLE DÜŞÜNMÜŞ
Bryon Widner dövmelerden kurtulmak için yüzüne asit atmayı bile düşünmüş.
Lazerle dövmelerini sildiren Widner, hayatında böyle bir acıyı hiç yaşamadığını söylüyor.
Geçici dövme vücutta kalıcı hasar verir mi?
Uzmanlardan, özellikle gençler ve çocuklar tarafından yaptırılan hint kınası ve geçici dövmelerin tehlikelerine dikkat çekiyor..
Dermatoloji Uzmanı Dr. Banu Öztürk Başsoy, geçici dövmelerde ve hint kınalarında yüksek oranda bulunan “parafenilen diamin” isimli maddenin uygulandığı bölgede kızarıklık, yanma, kaşıntı, içi sıvı dolu kesecikler ve sulanma gibi belirtiler ortaya çıkabileceğini, bu nedenle bu tür maddelerle işlem yaptırmaktan kesinlikle kaçınılması gerektiğini bildirdi.
Dr. Banu Öztürk Başsoy, ciltte alerjik reaksiyona neden olan etkenler ve bunlara karşı alınacak önlemlerle ilgili bilgiler verdi.
Genetik yatkınlığı olan bireylerde, doğada yaygın bulunan maddelerin “yabancı-alerjik” olarak algılandığını anlatan Başsoy, hafıza hücreleri tarafından “alerjik” diye kaydedilen maddelerle her karşılaşma sonrası vücudun bunlara tepkiler verdiğini söyledi.
Teknolojik ilerleme ve sanayileşme arttıkça alerjik hastalıkların sıklığında da artma gözlendiğini ifade eden Başsoy, alerjinin bu nedenle “yüzyılın hastalıklarından biri” olduğunu bildirdi.
Alerjinin çok farklı şekillerde ortaya çıkabildiğine dikkati çeken Başsoy, cilde temas ettirilen zararlı maddelerin buna yol açan nedenler arasında bulunduğunu vurguladı.
Dövmelere dikkat
Geçici dövme ve hint kınalarında bulunan “parafenilen diamin”in (PPDA) cilde zarar veren maddelerin başında geldiğine dikkati çeken Başsoy, siyah renk veren bu maddenin tüm saç ve fotoğraf boyalarında bulunabildiğini söyledi.
Bu maddeye maruz kalan meslek grubuna mensup kişilerde sık sık iritasyon görüldüğünü anlatan Başsoy, ayrıca toplumda da yüzde 1-2 oranında bu maddeye bağlı alerjik reaksiyonlar ortaya çıkabildiğini vurguladı.
Başsoy, şunları kaydetti:
“Estetik amaçlı yaptırılan dövmeler ve hint kınaları vücutta ömür boyu kalabilecek izler bırakabilir. Gençler ve çocuklar tarafından sık yaptırılan geçici dövmelerde ve hint kınalarında yüksek oranda parafenilen diamin bulunuyor. Geçici dövmelere ve hint kınalarına siyah renk elde etmek gelişigüzel bu maddenin eklendiği biliniyor, ancak bunun hangi oranda olduğu bilinmiyor. Parafenilen içeren karışımla geçici dövme yapılan yerde kızarıklık, yanma, kaşıntı, içi sıvı dolu kesecikler ve sulanma gibi irritasyon belirtileri ortaya çıkabilir. Ancak daha da önemlisi, bu maddenin yüksek oranda bulunduğu bu karışımların cilde toksik etkisi de oluyor. Sadece alerjik değil, aynı zamanda irritan ve toksik olabilen bu maddeyle dövme yaptırılmaması gerekir”
Kurdeşen
Halk arasında “kurdeşen” olarak bilinen ürtikerin de çok çeşitli sebeplerle ortaya çıktığını anlatan Başsoy, hastalığın kaşıntı, kabarma, kızarma ve en fazla 48 saat içinde kendiliğinden kaybolma ile karakterize olduğunu söyledi.
Bunun çok çeşitli mekanizmalarla ortaya çıkabildiğini ve toplumda çok sık görüldüğünü belirten Başsoy, hemen hemen herkesin ömründe bir veya birkaç defa farklı sebeplere bağlı olarak ürtiker atağı geçirebildiğini kaydetti.
Alerjik bünyeli kişilerde “alerjik ürtiker” görüldüğünü ifade eden Başsoy, “Sıklıkla gıdalar ve ilaçlar, ayrıca toz, ağaç ot ve çiçek polenleri, ev tozu akarları alerjik ürtikerin sebeplerindendir. Bazen ciltle temas eden bir kimyasal madde de örneğin, dövme, boya, parfüm, lateks, kontakt ürtikere sebep olabilir” diye konuştu.
Alerjik egzemaların da alerjik madde ile temas sonucu oluşan bir başka cilt hastalığı olduğunu bildiren Başsoy, “Çocuk ve gençlerde geçici dövmede kullanılan boya maddesine bağlı olabileceği gibi, her yaş grubunda metallere, parfüm, lateks, deri, pudra, parafin, vaselin, formaldehit, yaygın olarak gündelik yaşamda kullandığımız kozmetiklerin içinde bulunan çok çeşitli maddelere bağlı olarak görülebilir. Alerjik bünyeli kişilerde bu tip egzamalar daha sık ortaya çıkar” şeklinde konuştu.
Alerjiden korunmak
Alerjiden korunmanın, alerjenin saptanmasıyla mümkün olabildiğini, bunun saptanması amacıyla çok çeşitli alerji testleri yapıldığını vurgulayan Başsoy, bu testlerin farklı şekillerde yapılabildiğini bildirdi.
Deri prick testinin, deri içine alerjen maddelerin verilmesiyle o bölgede oluşan yanıtın değerlendirilmesi esasına dayalı olduğunu ve genellikle polen, akar, gıdalar ve diğer solunumsal alerjenlere bağlı olan alerjiyi saptamanın mümkün olduğunu anlatan Başsoy, deri yama testlerinin ise ciltle temas eden kimyasal maddelere karşı olan alerjinin saptanmasında kullanıldığını söyledi.
Son zamanlarda kanda spesifik IgE düzeyleri bakılarak yapılan, genellikle gıda ve solunumsal alerjenlerin saptanabildiği kan testlerinin de geliştirildiğini belirten Başsoy, York testinin de günlük yaşamda tüketilen, süt, maya, yumurta, et, buğday çavdar gibi besinlere karşı duyarlılık olup olmadığını gösterdiğini kaydetti.
Dermatoloji Uzmanı Dr. Banu Öztürk Başsoy, “Alerjiden korunmak ancak alerjenin saptanmasıyla mümkün olmaktadır. Bu sebeple ileri alerji testlerinin yapılması ve bu testlerin uzman doktorlar tarafından değerlendirilmesi gereklidir” uyarısını dile getirdi.
A.A





































